ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Muskat'ta başlaması beklenen görüşmeler öncesinde Washington'dan gelen tehditkâr açıklamalara karşın, Tahran diplomatik kararlılığını ve kırmızı çizgilerini açık şekilde ilan etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi'nin Muskat'a ulaşmasıyla birlikte, Tahran'ın müzakere masasındaki önceliğinin baskıya boyun eğmek değil, karşılıklı saygıya dayalı bir uzlaşı olduğu bir kez daha ortaya kondu.

Beyaz Saray cephesinden yapılan açıklamalarda ABD Başkanı Donald Trump'ın "diplomasi dışındaki seçenekleri" hatırlatması, görüşmelere askeri gölge düşürürken; İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin müzakerelere yalnızca "adil, onurlu ve her iki tarafça kabul edilebilir" bir çerçevede katılacağını vurguladı. Tahran yönetimi, özellikle füze programı ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin kesinlikle pazarlık konusu olmayacağını yineledi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai de ABD'nin daha önce dayattığı "tam zenginleştirme yasağı" gibi taleplerin yeniden gündeme getirilmesi halinde, görüşmelerin baştan başarısız sayılacağını ifade etti. Bu açıklamalar, İran'ın baskı ve tehditlere karşı geri adım atmayacağını ve müzakereyi bir teslimiyet sürecine dönüştürmeyeceğini gösterdi.

Öte yandan Rusya, İran'a açık destek mesajı vererek olası bir anlaşma sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu duyurdu.

Moskova, Washington'un saldırgan tutumunun tüm bölgeyi ateşe sürükleyebileceği uyarısında bulunurken, İran'ın bölgesel denge açısından kilit bir aktör olduğunun altını çizdi. Buna karşın işgal basını ve siyonist rejim cephesinde, askeri seçeneğin yeniden dillendirilmesi dikkat çekti.

Türkiye'den Nijerya'daki saldırılara kınama
Türkiye'den Nijerya'daki saldırılara kınama
İçeriği Görüntüle

Tüm bu gelişmeler, Muskat görüşmelerinin yalnızca bir diplomasi başlığı olmadığını; İran'ın egemenlik haklarını savunduğu, ABD'nin ise tehdit ve baskıyla sonuç almaya çalıştığı kritik bir mücadele alanına dönüştüğünü ortaya koyuyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA