ABD'de yayımlanan yeni bir ses kaydı, ahlaksızlık, sınırsız zenginlik ve siyasi şımarıklıkla özdeşleşen Jeffrey Epstein'in, siyonist rejimin eski başbakanı Ehud Barak ile yaptığı çarpıcı bir görüşmeyi ortaya çıkardı.
Pedofili ve tecavüz suçlamalarıyla dünya çapında infial yaratan Epstein'in, küresel yöneticilerle kurduğu ilişkiler ve para trafiği bir kez daha gündeme taşındı.
Sızdırılan kayıtta Epstein ve Barak, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in danışmanlık faaliyetleri üzerinden kazandığı devasa paraları tartışıyor.
Konuşma, görevden ayrılan siyasetçilerin nüfuzlarını nasıl paraya çevirdiğini, devletler ve uluslararası yapılarla kurulan ilişkilerin hangi ahlaki zeminde ilerlediğini gözler önüne seriyor.
Epstein, Blair'e ödenen rakamların büyüklüğünü "abartılı" olarak nitelerken, bu paranın tamamının Blair'e gitmediğini, bir kısmının farklı aktörlere aktarıldığını öne sürüyor.
Barak ise Blair'in hükümetlerle yaptığı anlaşmaları bir "iş modeli" olarak tanımlayarak, bu ilişkilerin yalnızca danışmanlıkla sınırlı olmadığını ima ediyor.
Kayıtta, Blair'in yalnızca Kazakistan hükümetiyle yaptığı anlaşmalardan yılda milyonlarca dolar kazandığı iddiası dile getirilirken, bu danışmanlık faaliyetlerinin bazı uluslararası kuruluşlar ve yapılar üzerinde baskı kurulmasını da içerdiği belirtiliyor. Bu tablo, siyasi gücün etik dışı biçimde sermayeye dönüştürüldüğü yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Epstein'in adı, yalnızca zenginlik ve lüksle değil; çocuk istismarı, pedofili ve cinsel saldırı suçlamalarıyla anılan karanlık bir dosyayla hafızalara kazınmış durumda. Yıllar boyunca istihbarat servisleri, siyasetçiler ve küresel elitlerle kurduğu ilişkiler, bu suçların nasıl örtüldüğü ve korunduğu yönündeki şüpheleri derinleştiriyor.
Tony Blair ise başbakanlığı döneminde Irak savaşında oynadığı rolle hâlâ yoğun eleştirilerin hedefinde.
Blair, ABD ile birlikte yürütülen işgal sürecinin siyasi mimarlarından biri olmakla suçlanırken, bu savaşta milyonlarca Iraklının ölümüne giden yolun açılmasında payı olduğu yönünde ağır ithamlarla anılıyor. Görevden ayrıldıktan sonra elde ettiği milyonlarca dolarlık gelir, bu eleştirileri daha da keskinleştiriyor.
Söz konusu ses kaydı, ABD Adalet Bakanlığı'nın Epstein dosyasına ilişkin yayımladığı binlerce belge arasında yer alıyor. Kayıtların tarihi resmen doğrulanmasa da medya kaynakları görüşmenin 2013 yılı başlarında yapıldığına işaret ediyor.
Sızıntı, küresel ölçekte ahlaki çöküş, siyasi çıkar ve savaş üzerinden kurulan kirli ilişkiler ağını gözler önüne seriyor. (İLKHA)




