Forumun açılışında konuşan Duran, etkinliğin temasının "Filistin Davası ve Çok Kutuplu Bir Dünyanın Ortaya Çıkışı Bağlamında Bölgesel Güç Dengesi" olduğunu belirterek, "Bu tema bizi yalnızca işgalci israilin Gazze’deki soykırımının yıkıcı gerçekleriyle değil, aynı zamanda uluslararası sistemin kendisindeki daha derin dönüşümle de yüzleşmeye zorluyor." dedi. Dünyanın artık bir geçiş sürecinde olmadığını vurgulayan Duran, "Bugün bu anlatı yeterli değil. Dünya sadece geçiş sürecinde değil, çoktan geçişi tamamladı." ifadelerini kullandı.

Uluslararası normların zayıfladığına ve kabul edilebilir davranış sınırlarının aşındığına dikkati çeken Duran, soykırımın artık bir istisna değil, hoşgörülen bir gerçeklik hâline geldiğini söyledi. Bu tablo karşısında uluslararası kurumların yapısal olarak başarısız olduğuna işaret eden Duran, küresel sistemin parçalanma, rekabet ve belirsizlikle tanımlandığını dile getirdi.

"Savaşlar artık sadece cephelerde yürütülmüyor"

Bilgi savaşının çatışmanın merkezine yerleştiğini belirten Duran, "Savaşlar artık fiziksel savaş alanlarıyla sınırlı değil; anlatılar, dijital platformlar ve algı yönetimi aracılığıyla yürütülüyor." değerlendirmesinde bulundu. Algoritmik kontrolün yeni bir tahakküm biçimi oluşturduğunu ifade eden Duran, düzenin ancak adaletle sağlanabileceğini vurgulayarak, "Adalet meşruiyet üretir. Adaletin var olduğu yerde, düzen dayatılmak yerine içselleştirilir." dedi.

Filistin Alimler Birliği'nden Seyda Feyzullah Konyevi’ye ziyaret
Filistin Alimler Birliği'nden Seyda Feyzullah Konyevi’ye ziyaret
İçeriği Görüntüle

"Gazze ve Suriye, savaş sonrası dönemin önemini gösteriyor"

Orta Doğu’da krizlerin iç içe geçtiğini belirten Duran, savaş sonrası sürecin en az savaşın kendisi kadar stratejik hâle geldiğini söyledi. Gazze ve Suriye örneklerine işaret eden Duran, çatışmaların yalnızca ateşkeslerle değil, yönetim düzenlemeleri ve yeniden yapılanma çerçeveleriyle sona erebileceğini dile getirdi. Türkiye’nin yaklaşımının bölgesel sahiplenmeye dayandığını vurgulayan Duran, "Bölgesel sorunlar, bölgesel çözümler gerektirir." ifadesini kullandı.

Gazze’de yaşananların benzeri görülmemiş bir güvensizlik dalgası oluşturduğunu belirten Duran, kitlesel yıkım, derin travma ve insani çöküşün bölgeyi tehdit ettiğini söyledi. Bu süreçte bölgesel aktörlerin kolektif hareket etmesinin zorunlu olduğunu kaydeden Duran, iki temel hedefin altını çizdi: savaşın sona erdirilmesi ve zorla yerinden edilmelerin önlenmesi. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Daha adil bir dünya mümkün." çağrısına da değinen Duran, bu yaklaşımın bir temenni değil, adalet merkezli yeni bir küresel düzen vizyonu olduğunu ifade etti. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA